3 Ağustos 2016 Çarşamba

Shiffa Home Fitoform Efervesan Tablet Ürünümüz Satışa Sunulmuştur!!!





AD
FİTOFORM CHITOSAN EFERVESAN 20TB
İÇERİĞİ
C Vitamini, L-karnitin , Chitosan, Yeşilçay ekstresi, Kuşburnu ekstresi, Guarana ekstresi
KULLANIM ÖNERİSİ
Günde 2 tablet tercihen yemeklerden sonra
Her bir tablet 1 bardak (200ml) suda eritilmek suretiyle tüketilir.
İçeriğindeki ekstrelerden dolayı partikül oluşturabilir ve köpürme yapabilir. Doğal bir olay olup, bozulma değildir.
MUHAFAZASI
Isı, ışık ve nemden koruyunuz. Çocukların ulaşamayacağı yerde saklayınız.
GRAMAJ
3500MG x 20 Efervesan Tablet
UYARI
-
EK BİLGİLER
Takviye edici gıda olarak tüketilir.
Tavsiye edilen günlük porsiyonu aşmayın.
Takviye edici gıdalar normal beslenmenin yerine geçemez.
İlaç değildir.


25 Temmuz 2016 Pazartesi

Aksuvital Doğal Ürünler Gıda San.Tic.A.Ş. 2016 Tanıtım Filmi

Aksuvital Doğal Ürünler Gıda San.Tic.A.Ş. 2016 Tanıtım Filmi,

Türkçe Versiyonu,



English Version



Arabic Version

31 Mayıs 2016 Salı

HERKESİN YANINDAN AYIRMAMASI GEREKEN YAĞ, HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI

  - "HERKESİN YANINDAN AYIRMAMASI GEREKEN YAĞ, HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI"

  İSTANBUL (İHA) - Sevil Gülsoy, hindistan cevizi yağının bütün dünyada gözde olmasının önemli sebepleri olduğunu söyleyerek, "Gerçekten de herkesin elinin altında mutlaka bulunması gereken, günlük hayatta pratik çözümler sunan bir yağ" dedi.
 
  Son zamanların yeni gözdesi hindistan cevizi yağının, gözde olmayı hak eden bir yağ olduğunu belirten ShiffaHome Marka Yöneticisi Sevil Gülsoy, herkesin elinin altında mutlaka bulunması gereken, günlük hayatta pratik çözümler sunan bir yağ olduğunu açıkladı. Hindistan cevizi yağının mevsiminde toplanan olgun hindistan cevizlerinden tamamen fiziksel yöntemlerle, ısıl işlem uygulanmadan, soğuk proses yöntemiyle elde edilmesi gerektiğinin altını çizen Günsoy, “Bu şekilde üretilen hindistan cevizi yağı sıcaklık görmediği için vitamin, yağ asitleri ve mineraller bakımından oldukça zengindir. Normal şartlarda katı olan yağ sıcaklık 24,5 üzerine çıktığında sıvılaşır. Dünyada kullanımı oldukça yaygın olan hindistan cevizi yağı ile gençlik, güzellik ve sağlığı keşfetmenin yoludur” dedi.

  Hindistan cevizi yağının kullanım alanlarının çok çeşitli olduğunu belirten Sevil Gülsoy, en kuvvetli makyajın bile hindistan cevizi yağı ile temizleyebildiğini, bir miktar hindistan cevizi yağının pamuğa sürüldüğünde, durulamaya gerek kalmadan cildiniz hem temiz hem nemli kalacağını bildirdi.

  Her banyodan sonra hindistan cevizi yağını rahatlıkla kullanılabileceğini söyleyen Gülsoy, “Duştan sonra antiseptik özelliği ve muhteşem kokuya sahip hindistan cevizi yağı ile bütün vücudun nemli ve sağlıklı kalmasına yardımcı olabilirsiniz. Tıraştan sonra oluşacak cilt tahrişlerine karşı da kullanılabilir. Vücut çatlakları için özellikle de dirsek, topuk ve karın çatlaklarının giderilmesinde mükemmel bir destekleyicidir. Her gün masaj yaparak uygulanabilir” ifadelerini kullandı.

  Gülsoy; tırnaklar zayıf ve çabuk kırılıyorsa, her gece yatmadan önce bir miktar hindistan cevizi yağını tırnaklara ve çevresine sürüldüğünde kısa zamanda tırnakların güçlendiğini görülebileceğini bildirerek, “Hindistan cevizi zengin içeriği ile saçların beslenmesine, sağlıklı uzamasına yardımcı olur. Saç diplerine ve saç uçlarına hindistan cevizi yağını uygulayın. Yarım saat beklettikten sonra doğal içerikli bir şampuanla saçınızı yıkayın. Haftada 1 uygulayın, saçlarınız sağlıkla parlasın. Bir ipucu daha saçınıza yağ uyguladığınızda arınmadığından şikâyet ediyorsanız önce saçınızı az su ile köpürtün. Sonra durulayın. Saçınıza bakım yaptığınızda önce bol su dökerseniz saçınızın arınmasını zorlaştırabilirsiniz” dedi.

  Uzakdoğulu kadınların cilt beyazlatmak için hindistan cevizi yağı kullandığını vurgulayan Sevil Gülsoy, 2 çorba kaşığı hindistan cevizi yağına 5 damla lavanta yağı, yarım çay kaşığı argan yağı karıştırılıp tüm vücuda masaj yaparak sürüldüğünde kişinin daha iyi hissetmenize yardımcı olduğunu söyledi.

  Yemek sektöründe de bol miktarda hindistan cevizi yağının kullanıldığını belirten Gülsoy, sözlerini şöyle tamamladı: “Pasta hamuruna, salatalara katacağınız hindistan cevizi yağı ile harikalar tatlar yakalayabilirsiniz. Sıvı halde salatalara, katı halde tereyağı yerine kullanılabilir. Ayrıca, hindistan cevizi kabuklarını bitkilerinizin toprağına ekleyin. Bitkilerinizin daha çabuk büyüdüğünü ve veriminin daha çok arttığını göreceksiniz
  DOĞAL GÜZELLİK İÇİN GÜL SUYU OLDUKÇA ÖNEMLİDİR
 
   
AksuVital Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Uzmanı Sevil Gülsoy, doğal güzellik arayanların gül suyu kullanmalarında fayda olacağını söyledi.

  AksuVital Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Uzmanı Sevil Gülsoy, gül suyu kullanmanın doğal güzellikte faydalı olacağını belirtti. Günümüz kozmetik sektöründe her ürüne karşılık olarak doğal özlü ürünler üretildiğinden bahseden Gülsoy günden güne 'doğal kozmetik' ürünlerine olan talebin arttığını söyledi. Gül suyunun doğal kozmetik ürünleri arasında en fazla kullanılan ürünlerden biri olduğuna dikkat çeken Gülsoy, “Saf ve işlenmemiş olması doğal ürünler içerisinde dahi gül suyunu ayrı bir yere koymaktadır. Gülün içerdiği sineol, geraniol, nerol etken maddeleri ve diğer bileşimlerin antiseptik olması, gözenek sıkılaştırmaya destek olması ve gözenekleri temizleyebilmesi gül suyunu iyi bir tonik yapmıştır. Saflığı ve hoş kokusu ile bir çok kişi gül suyunu oda spreyi olarak da kullanmaktadır” dedi.


Aksu Vital olarak doğal ürünlerde gül suyuna önem verdiklerini dile getiren Gülsoy, “Ürettiğimiz gül suyu parfüm içermemektedir. Katkısız ve içilebilir olması ayrı bir değer oluşturmaktadır. Böylece tüketici ister gıda amaçlı isterse de tonik olarak kullanabilmektedir. Tonikleme işlemiyle cildin beslenmesine, gözeneklerin temizlenmesine ve cildin canlanmasına yardımcı olabilmektedir” şeklinde konuştu.
 
  Gül bitkisinin yeryüzünde 35 milyon yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirten Sevil Gülsoy, “Gül suyu gül yağı elde edilirken yan ürün olarak elde edilir. Yaklaşık 6 bin gülden sadece 1 lt gül suyu elde edilmektedir. Gül kokusunun güzelliği, uçucu yağını değerli kılmıştır. Gül suyu ülkemizde özellikle Osmanlı mutfağında içeceklerde ve tatlılarda kullanılmıştır. Avrupa’da da gıdanın yanında kozmetik sektöründe kullanılmış, zamanla ülkemizde de kozmetik sektöründe yerini almıştır. Aynı zamanda gül suyu ülkemizde daha çok alternatif tedavi yöntemlerinde kullanılmış, İbni Sina’nın eserlerinde de buna değinilmiştir.  Antiseptik ve içilebilir olması gül suyunu Anadolu Tıbbında kullanılan önemli bir ürün yapmıştır” diyerek açıklamalarını noktaladı

12 Mayıs 2016 Perşembe

  - “GÜZEL VE KIRIŞIKSIZ SAĞLIKLI BİR CİLDİN SIRRI, E VİTAMİNİ”



Softem Marka Müdürü Elçin Demir, cilde E vitamini uygulamanın çizgi, kırışıklık ve yaşlılık lekelerinin azalmasına, yağın antioksidan özelliği ile yeni kırışık oluşumunu engellemeye yardımcı olduğunu söyledi. 

  Softem Marka Müdürü Elçin Demir, vücuda E vitamini uygulamanın, cildin doğal yapısında bulunan ve yaşla birlikte azalıp yaşlanmasına sebep olan elastin ve kalojen üretimini arttırarak derinin esnek kalmasını sağlamaya yardımcı olduğunu söyledi. E vitaminin ayrıca, ciltteki çizgi, kırışıklık ve yaşlılık lekelerinin azalmasına, yağın antioksidan özelliği ile yeni kırışık oluşumunu engellemeye yardımcı olduğunu kaydeden Demir, "Yaraların daha çabuk iyileşmesi, yaşlanmanın cilt üzerindeki belirtilerinin ötelenmesi, cildin daha parlak olması ve kırışıklıkların hafiflemesinin desteklenmesi gibi pek çok faydası bulunmaktadır" dedi.
 
  Güzel ve kırışıksız sağlıklı bir cildin sırrı, her şeyden önce doğru, dengeli bir beslenme ile belirlendiğini vurgulayan Demir, "Günlük vitamin ihtiyacını besinlerle karşıladığımız gibi, cildimize de ihtiyacı olan vitamin içerikli ürünleri vermemiz gerekiyor Vitaminlerin cilt yaşlanmasını yavaşlattığı, kırışık oluşumunu önlediği ve faydaları olduğu kanıtlanmıştır. Günümüzde, nemlendirici, bakım kremi ve serumların içeriğinde, cilt sağlığına faydalı kırışık oluşumunu önleyici, cilt yaşlanmasını yavaşlatan vitaminler kullanılıyor. E vitamini erken yaşlanmayı önleyen güçlü bir antioksidandır. Günlük beslenme içinde E vitamini tüketiminin yanı sıra E vitamini yağı cilde topikal olarak da uygulanabilir" ifadelerini kullandı.
 
  Yaşla birlikte, cildin elastikiyeti azaldığını ve kırışıklıkların oluşmaya başladığını kaydeden Elçin Demir, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu doğal süreç kötü cilt bakımı, yetersiz beslenme, sigara ve alkol nedeniyle hızlanabilir. E vitamini cilde esnekliğini veren kolajen üretimini arttırarak yaşlılığın cilt üzerindeki belirtilerini geciktirebilir. Kolajen üretimi arttıkça bağ dokusu güçlenir ve cilt sıkılaşır. Gıdalar yoluyla aldığınız E vitaminine ek olarak E vitamini içeren cilt bakım kapsülleriyle de cildinizi kırışıklıklara karşı daha uzun süre koruyabilirsiniz




9 Mayıs 2016 Pazartesi

Sene seksen dokuz du  bir uzun yola çıktık,
Aksuvital bizimdir  biz aksuvitaliz beyim.
Serde  emel var iken Arı olduk çalıştık,
Aksuvital bizimdir biz aksuvitaliz beyim.

İşdir bize eşdir bize yok zamanda aşdır bize.
Ben yoktur bu mektepte , bizden ziyade size.
Ayine işdir burda hacet  bulunmaz söze.
Aksuvital bizimdir biz aksuvitaliz beyim.

Biz alet üretmeyiz bedene  can oluruz
Altın  nesil gelsin diye canlara kan oluruz
Erdemdir emelimiz sema da söz oluruz
Aksuvital bizimdir biz aksuvitaliz beyim.

Markamız ,hoş bir seda gök kubbeye salmaktır.
Erenlerin yolunda erdemliler olmaktır.
Hep iyiyi üretmek hak iyide kalmaktır.
Aksuvital bizimdir biz aksuvitaliz beyim.

Üstadımız ebi sina irfanımız arıdır
Ağuyu bal eyleriz şifaların piridir
Dirilir burda lokman meftunlarda diridir
Aksuvital bizimdir biz aksuvitaliz beyim

Ararız dağda hekim dağlarıda aşarız
Her bir dağın ardından istikbale koşarız
Zirvelere yazdıkça adımızla coşarız
Aksuvital bizimdir biz aksuvitaliz beyim

Aksuvital neyin olur çalışanlar da neyin
Kardeş olduk çalıştık bir destan yazdık deyin
İlham aldık arıdan bal eyledik sizleyin

Aksuvital bizimdir biz aksuvitaliz beyim

6 Mayıs 2016 Cuma

PİŞİRİLMEMİŞ BAL TÜRKİYE'DE BİR İLK OLACAK

“PİŞİRİLMEMİŞ BAL TÜRKİYE'DE BİR İLK OLACAK”

  İSTANBUL (İHA) - AksuVital Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Aksu, “Balı, içindeki enzimleri öldüren pastörizasyon işleminden geçirmeden yapıyoruz. Bu uygulama Türkiye'de bir ilk” dedi.

  AksuVital Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Aksu, tüketicilere bal alırken dikkat etmeleri gereken hususlar hakkında bilgi verdi. Aksu pişilirmeden üretilen balın enzim kaybına uğramadığını söyleyerek bu yöntemi Türkiye'de ilk defa kendilerinin uyguladığını belirtti. Aksu, “Bizim öykümüz, yeşil ve mavinin her tonunu bir arada bulunduran güzel bir Anadolu şehrinde,  gezici arıcılıkla başladı. 1989 yılı ise Aksuvital Doğal Ürünler’in kurulduğu müthiş bir yıldı bizim için. Artık, arıların binlerce çiçekten topladığı şifa kaynağı balı daha fazla insana ulaştırma fırsatını yakalamıştık. 'Her yediği insanı etkiler' cümlesine derinden bağlanıp, balın en kalitelisini ve en doğalını sunmayı değiştirilemez anayasamız ilan ettik. Nasıl insanın içini, dışına bakıp anlayamıyorsak, balı da tadarak anlayamayacağımız zamanlar gelince, Ar-Ge ve Kalite Kontrol Laboratuvarlarımızı faaliyete geçirdik. Gelen her bal numunesi laboratuvarlarımızda test ediliyor. Uzman ekibimizin onaylamadığı balı tüketiciye yok demeyi bile göze alıp, balı piyasaya sürmemeyi tercih ediyoruz” dedi.

  "PİŞİRME İŞLEMİ ENZİM KAYBINA NEDEN OLUR”

  Pişirme işleminin balın içindeki enzimleri yok ettiğine dikkat çeken Aksu şunları kaydetti: “Uzman ekibin onayının aslında bizim ilk basamağımız. Balı, içindeki enzimleri öldüren “Pastörizasyon” adlı ısıl işleme tabi tutmuyor, polenlerin ayrılmasına sebep olacak şekilde filtre etmiyoruz.  Yani 'Ham Balı' işlenmemiş, doğal balı; GMP, ISO 22000, ISO 9001, Helal ve TSE kriterlerine uygun olarak, en doğal haliyle paketliyoruz. Çeyrek asrı aşan yolculuğumuza, her ürünümüze deneyimimizi ve heyecanımızı katarak devam ediyoruz. Ham Balın kalitesini doğru anlamak, doğru tarif edebilmek adına kristallenme ve pastörizasyon kelimelerini anlamak gerekiyor.

 KRİSTALLENME NEDİR?

  Kristallenme suyun buz haline gelmesi gibi tamamen fiziksel bir olaydır. Buz haline gelen suyun yapısında değişiklik olmadığı gibi, kristallenen balın yapısında, besin değerlerinde, kalitesinde de herhangi bir değişiklik olmaz. Halk arasında kristallenmiş balın içerisine glikoz katıldığı gibi olumsuz bir düşünce vardır. Gerçekte ise doğal bal kristalize olabilir. Ancak içine glikoz katılan balın kristallenmesi nerdeyse imkansızdır.

  PASTÖRİZASYON NEDİR?

  Gıda maddelerine 60 °C'den 100 °C dereceye kadar ısıl işlem uygulanmasına pastörizasyon denir. 

  BAL NİÇİN PASTÖRİZE EDİLİR?

  Pastörizasyon işlemi ile genelde gıda maddelerinde bulunan mikroorganizmalar ve enzimler öldürülerek, gıda maddesinin raf ömrü uzatılır.
Balda pastörizasyon uygulanmasının sebebi ise diğer gıda maddelerinden tamamen farklıdır. Halk arasında şekerlenme olarak tabir edilen “kristallenme” olayının ortadan kaldırılması için bal pastörize edilir. 

  FİLTRASYON NEDİR?

  Balın doğal yapısında bulunan, arı poleni gibi katı partiküllerin ballardan uzaklaştırılmasına filtrasyon denir”.

  “BAL NİÇİN FİLTRE EDİLİR?”

  Arı poleninin balda kristallenmeye sebep olan etmenlerden biri olduğunu vurulayan Aksu, “Kristallenmeyi önlemek adına ayrıntılı bir filtrasyon işlemi yapılır. Pastörize edilip yani pişirilip, yapısının değiştirilmesi ile elde edilen maddenin enzimleri ölmüştür. Aksuvital ballarına ısıl işlem uygulanmaz. Kristallenmemesi adına ince bir filtrasyona maruz kalan bal içindeki poleni kaybetmiştir. Ham Bal içerisinde kullanılan çiçek balları tadı, aroması ile kendini kanıtlamış, işlem görmemiş 'Doğu Anadolu Yüksek Yayla' balıdır. Özetle “Ham Bal” yani işlenmemiş, doğal bal enzimlerini yitirmediği ve polenini kaybetmediği için değerini koruyan gurme lezzetleri “Arıların İşine Hiç Karışmadan” üretilmiştir. Ar-Ge ve Kalite Kontrol Laboratuvarımızda onaylanmayan balı piyasaya sürmüyoruz. Ballarımızı; GMP, ISO 22000, ISO 9001, Helal ve TSE kriterlerine uygun üretim alanımızda dolduruyoruz” şeklinde konuştu.

  AksuVital Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Aksu bal çeşitlerini şu şekilde sıraladı:”Türkiye bitki çeşitliliği bakımından oldukça zengindir. 12.000 çeşit bitki bulunur ve bunlardan 3.000 çeşidi sadece bizim ülkemize has endemik bitkilerdir. Ham bal serisi, florası zengin ülkemizin en değerli bölgelerinden elde edilmektedir.

  Süzme Çiçek Balı: Doğu Anadolu Bölgesi’nden derlenen yüksek yayla balıdır.
  Çam Balı:Dünya çam balının büyük bir kısmının üretildiği Ege Bölgesi’nden, özellikle Marmaris ve çevresinden derlenen çam balıdır.
  Krem Bal:Dünya’da kullanımı yaygın olan Krem Bal,  çiçek balının kristallenmesiyle elde edilir. Kolay sürülür, damlamaz”.
 

AKSUVİTAL DOĞAL ÜRÜNLER

 Türkiye’nin öncü doğal ürünler üreticisi olarak, 10 ülke, 81 il’de 26 yıldır doğal ürünlerin gelişimine katma değer sağlayan Aksuvital, 12.300 m2 fabrikası ile Shiffahome ,Aviccena  ve Softem markalarını bünyesinde bulundurara İstanbul’da üretim yapmaktadır.  1989 yılında bal üretimi ile faaliyetine başlayan ve 10.000 den fazla noktada ulaşılabilen, uzman gıda, kimya mühendisleri, doktor ve aromatik bitkiler uzmanı ile doğal ve bitkisel ürünlerini  insan sağlığının hizmetine sunmaktadır.
İletişim;



2 Mayıs 2016 Pazartesi

Arıların Doğal Antibiyotiği Propolis

AksuVital Kimya Yüksek Mühendisi Fatma Ebru Koç, propolisin eskiden beri yaraların iyileştirilmesinde, dokuların yenilenmesinde faydalı olduğu, yanıkların tedavisinde, kullanıldığı söyledi. Koç, arıların propolisi kovanlarının çatlak ve hasarlarının tamirinde, çevreden izole edilmesinde, kovanın içine giren mikroorganizmaların ve böceklerin mumyalanarak etkisiz hale getirilmesinde kullandıklarını belirtti.

  Propolisin, çeşitli bitkilerin yaprak, gövde ve tomurcuklarından işçi arılar tarafından toplanan kovanda biriktirilen, keskin kokulu, suda çözünmeyen, acımsı tatta, balmumu ve bitki öz suyundan oluşan bir madde olduğunu belirten AksuVital Kimya Yüksek Mühendisi Fatma Ebru Koç, “Yunanca pro (müdafaa) ve polis (şehir) kelimelerinden türetilmiştir. Bunun bal arısı için anlamı ise, kovanın muhafazası demektir. Arılar propolisi kovanlarının çatlak ve hasarlarının tamirinde, çevreden izole edilmesinde, kovan giriş deliklerinin daraltılmasında, kovanın içine giren mikroorganizmaların ve böceklerin mumyalanarak etkisiz hale getirilmesinde kullanırlar” dedi.

  Propolisin, bağışıklık sistemi uyararak hastalıklara karşı vücudun doğal direncinin artmasına ve vücudun kuvvetlenmesine destek sağladığını bildiren Fatma Ebru Koç, “Başlıca faydaları arasında antiseptik (mikroptan arındırıcı), antimikotik (mantarlara karşı), bakteriyostatik (bakteri üremesini durdurucu), astringent (lokal olarak damarları daraltan faktör), spazmolitik (kas gevşetici), antienflamatuar (iltihap giderici), anestetik (sinir hassasiyetini azaltıcı) ve antioksidant (oksitlenmeyi veya moleküllerdeki bozulmayı engelleyici) özellikleri sayılabilir. Propolisin eskiden beri yaraların iyileştirilmesinde, dokuların yenilenmesinde faydalı olduğu, yanıkların tedavisinde, kullanıldığı bilinmektedir. Ağız ve diş etlerinin tedavisinde de kullanıldığına dair kayıtlar mevcuttur. Tarihsel olarak M.Ö. 300 yıllarından beri kullanıldığı; Mısırlılar’ın ölülerini mumyalamak için, Yunanlılar’ın ve Romalılar’ın yara tedavisi için; Anadolu da ise daha çok ayak yaralarında ve çıban tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir.Avrupa’da 12. yy’da ağız ve diş sağlığı için kullanıldığına dair kayıtlara rastlanmaktadır.Son yıllarda ise özellikle göz hastalıklarının tedavisinde kullanımına yönelik yoğun çalışmalar mevcuttur” ifadelerini kullandı.

  Kimya Yüksek Mühendisi Fatma Ebru Koç, oldukça karmaşık bir kimyasal yapıya sahip olan propolisin en çok etanolik ekstraktı kullanıldığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Zira, reçinemsi yapışkan bir yapıya sahip olan propolisin saf olarak kullanımı zordur. Etanolik ekstraktı yüzde 50’den fazla oranda fenolik bileşikler (flavonoidler: flavonlar, flavononlar ve flavonoller) içermektedir. Propolis yapısında ayrıca, glukoz, fruktoz, sukroz gibi şekerleri, aminoasitleri, B1, B2, C ve E vitamini ile bakır, çinko, demir, magnezyum, kalsiyum gibi elementleri de bulundurur. Bu kadar faydasını sıraladığımız propolis, bir çok hastalığın tedavisi için yeni ufuklar açılabilecek bir potansiyele sahiptir”.

AKSUVİTAL DOĞAL ÜRÜNLER

 Türkiye’nin öncü doğal ürünler üreticisi olarak, 10 ülke, 81 il’de 26 yıldır doğal ürünlerin gelişimine katma değer sağlayan Aksuvital, 12.300 m2 fabrikası ile Shiffahome ,Aviccena  ve Softem markalarını bünyesinde bulundurara İstanbul’da üretim yapmaktadır.  1989 yılında bal üretimi ile faaliyetine başlayan ve 10.000 den fazla noktada ulaşılabilen, uzman gıda, kimya mühendisleri, doktor ve aromatik bitkiler uzmanı ile doğal ve bitkisel ürünlerini  insan sağlığının hizmetine sunmaktadır.
İletişim;